Kravat: Şıklığın Tarihçesi

Kravatın tarihçesini hiç duydunuz mu? Kravat bir savaş aksesuarı aslında. 1500’lü yıllarda, Hırvat askerleri tarafından boyunlarına bağlanan bir bez parçası. Hem soğuktan koruyor hem de düşmana gözdağı vermesi için parlak renklerde oluyor. Ancak nedense o dönemdeki Fransa kralının çok ilgisini çekiyor bu bez parçası ve bu sayede aristokrasi arasında yayılıyor. Ve o günden beri de giderek değişiyor, gelişiyor ve günümüzde bildiğimiz kravata dönüşüyor. Kravat, herhalde her erkeğin muhakkak almak zorunda olduğu ve hayatının uzun dönemleri boyunca taktığı standart bir aksesuar. Ancak her aksesuar gibi, ne kadar özen gösterirseniz ve ne kadar kaliteli tercihler yaparsanız, etkisi o denli iyi oluyor. Kravat da bu kurala bir istisna değil; ne kadar kaliteli olanı kullanırsanız sizi o derede etkileyici gösteriyor ve şıklığınızı tamamlıyor.

Kravat kullanımı konusunda bazı tüyolar mevcut elbette. Öncelikle kendi kravatınızı kendiniz bağlamayı öğrenin. Bir başkasına bağlatacağınız kravat hem imaj açısından iyi değildir hem de en iyi neticeyi vermez. Kumaş seçiminiz ipek ağırlıklı olsun. Kravat, asıl giysiniz ile zot renklerde tercih edilmesi gereken bir aksesuardır. Yani ceketiniz parlak renkteyse kravat tam aksine sade, yok kravatınız parlak renkteyse ceketiniz tam aksine sade olmalıdır. Kravatı asla ama asla ütülemeyin. Ceket ile aynı kumaştan olmasına özen gösterin. Saklarken açık halde asmayın ve yuvarlak halde dolaba kaldırın. Altınyıldız, on yıllardır en kaliteli kravatları portföyünde bulundurmaktadır. Altınyıldız, kaliteli kravatlar için ihtiyacınız olan tek adrestir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.