Microsoft Türkiye Telif Hakları Müdürü Ozan Öncel Açıklaması

Ahmet Hacıfazlıoğlu – Microsoft Türkiye Telif Hakları Müdürü Ozan Öncel, Türkiye’de kullanılan korsan yazılımların değerinin 2 milyar 500 milyon dolar olduğunu belirtti.

Ahmet Hacıfazlıoğlu – Microsoft Türkiye Telif Hakları Müdürü Ozan Öncel, Türkiye’de kullanılan korsan yazılımların değerinin 2 milyar 500 milyon dolar olduğunu belirtti.

Türkiye’deki korsan yazılımlar, riskler, kayıplar ve telif hakları konusunda AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Öncel, “Bizim tahminlerimize göre Türkiye’de kullanılan korsan yazılımların değeri 2 milyar 500 milyon dolar. Bu miktarın yarısının piyasadaki aktörlere dağıtıldığını düşündüğümüzde firmaların neler yapacağını tahmin bile edemiyorum” dedi.

Bağımsız araştırma şirketi olan IDC’nin (International Data Corporation), 270 web sitesi ve Peer-to-Peer (P2P) ağı, indirilen 108 yazılım, 155 CD ve DVD; dünyanın birçok ülkesinden (Brezilya, Çin, Almanya Hindistan, Meksika, Polonya, Tayland, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya’dan) 2.077 tüketici, 258 BT yöneticisi ve CIO ile birlikte yapılan küresel araştırma sonuçlarını paylaşan Öncel, “Araştırma sonuçlarına göre, her 3 kullanıcıdan biri i Çin, Malware (Malicious Software) adı verilen kötü niyetli yazılımların cihazlara zarar vermesi ve kullanıcı verilerine erişmesi riski söz konusu. Tüketiciler ve orta ölçekli işletmelerin Malware kaynaklı zararlar ile başa çıkmak i Çin, 1,5 milyar saat ve 22 milyar dolar harcayacağı öngörülüyor” diye konuştu.

Küresel firmaların ise Malware kaynaklı siber saldırılarda tespit, tamir ve kurtarma işlemleri i Çin yapacağı harcamanın 114 milyar dolar olarak ortaya çıktığını ifade eden Öncel, şunları kaydetti:

“Zararlı yazılımların yüzde 45’i direkt olarak internet üzerinden geliyor. Yazılımların yüzde 36’sı ‘trojan’ ve ‘adware’ içerirken, P2P ağlarından indirilen içeriğin yüzde 80’inde casus yazılımlar yer alıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 45’i, korsan yazılımın bilgisayarlarını yavaşlattığını ve yazılımı kaldırmak durumunda kaldıklarını söylüyor.

Yüzde 48’i, sahte yazılım kullanımı nedeniyle veri kaybından endişe duyarken, yüzde 29’u da kimlik hırsızlığı ile ilgili risklerden dolayı tedirgin olduğunu belirtiyor. Araştırma dahilindeki şirketlerin BT yöneticilerinin yüzde 38’i şirketlerinde ek yazılımlar kullanıldığını, şirket çalışanlarının da yüzde 57’si şirkete ait bilgisayarlara kişisel yazılım yüklediğini itiraf etti.”

-“Korsan yazılımların yüzde 50’si internetten”-

Öncel, 2012 yılında korsan yazılımı nedeniyle tüm dünyada 10 milyar dolar zarar edildiğini söyleyerek, korsan yazılım kullanımının, kişiler ve kurumlar i Çin son derece ciddi risklerin alınması anlamına geldiğine işaret etti.

Korsan yazılım kullanılmasının en büyük nedeninin bilinçsizlik ve orijinal ürünün kullanıcı tarafından pahalı bulunması olduğunu anlatan Öncel, “Oysa sonrasında ortaya çıkan zarar çok daha fazla. Dış kaynaklar üzerinden gelen kötü amaçlı yazılımlar, ülke güvenliğini tehdit etmeye kadar büyük zararlara yol açabilir. Dünyadaki PC’lerde en çok bulunan ve bulunması istenen yazılımlardan biri olması nedeniyle, Microsoft Office ürünlerini özellikle mercek altına alıyoruz” diye konuştu.

Yazılım yansımasına bakıldığından IDC’nin araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de yüzde 62’lik bir korsan yazılım kullanım oranı olduğunu belirten Öncel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sayısız risk faktörü var. Güvenlikten başlarsak, son zamanlarda çok popüler de olan kamu kuruluşlarına çeşitli gruplar tarafından siber saldırılar yapılıyor. Korsan yazılımlar içinde çeşitli zararlı programlar var. Kişi temin ettiği korsan yazılımın içindeki bu kötü niyetli programlar yüzünden zombi bilgisayarlar dediğimiz bir noktaya geliyor. Bu zombi bilgisayarlar kullanılarak başka kurumlara saldırı gerçekleşiyor.

Bu korsan yazılımların yüzde 50’si internetten, yüzde 25’si satıcılardan ve yüzde 25’i diğer dediğimiz kategorilerden temin ediliyor. IDC araştırmasına göre internetten indirilen korsan yazılımların yüzde 78’inde casus yazılımlar var. Siz çalışırken arka tarafta casus bir yazılım sürekli bilgisayarı dinliyor. Bizim çoban dediğimiz bir kişi bu bilgisayarları uzaktan yönetebiliyor.

Böylece yüzlerce, binlerce, on binlerce bilgisayarı bir yere saldırı amacıyla kullanabiliyor. Örneğin kamu kurumlarına… Kullanıcının bundan haberi bile olmuyor. Bundan öte kimlik hırsızlığı, kredi kartı hırsızlığı, bilgilerinizin çalınması, çocuk istismarı gibi sorunlara da yol açıyor. Dolayısıyla hem bireysel kullanıcıların hem özel kurumların hem de kamu kurumlarının kesinlikle orijinal ürün kullanması gerekiyor.”

-“Ülkemiz ciddi anlamda risk altında”-

En son yayınlanan Microsoft’un Güvenlik İstihbarat Raporu (SIR) sonuçlarına da değinen Öncel, dünya genelinde Microsoft yazılımlarının kullanıldığı 600 milyona yakın bilgisayarda yapılan araştırmaya göre de, dünyada casus yazılımdan etkilen Pakistan, Katar, Filistin’den sonra Türkiye’nin dördüncü ülke olduğuna dikkati çekti.

Bunun, Türkiye’de internet güvenliğine çok dikkat edilmediği anlamına geldiğini vurgulayan Öncel, “Ülkemiz ciddi anlamda risk altında. Ülkemizin bilgi, teknoloji geleceğini sahte duvarlar üzerine kurmamalıyız. Orijinal yazılımlar üzerine kurmamız gerekiyor. Sorunun farkında olup, kamu ve özel sektör olarak ele almamız gerekiyor. Yazılım hakları Kültür Bakanlığı nezdinde Telif Hakları Kanununa tabi. Esasında caydırıcı bir kanunumuz mevcut. Ulaştırma Bakanlığı’na bakan yönü de var. Yakın zamanda bir düzenleme yapılacak fikri mülkiyet haklarıyla ilgili. İnternetteki korsan yazılımlarının dağıtımının engellenmesine yönelik bir düzenleme getirecek hükümetimiz. Kanun caydırıcı, 1 ila 5 yıla kadar hapis cezası var. Yaptırımlarda ise daha alacak çok yolumuz var. Türkiye’de 3 adet İhtisas Mahkemesi var, çok sınırlı sayıdalar. Bunların artması lazım” şeklinde konuştu.

-“Kişiler mutlaka bir virüs yazılımı satın almalılar”-

İnsanların neden korsan yazılımlara yöneldiği konusunda ise Öncel, “Bir kere internet, belli konulardaki yayılımı çok hızlı kıldı. Öyle bir kültür gelişti ki, bu korsan yazılımlar insanlar tarafından paylaşılır hale geldi” dedi.

Bu korsan yazılımlarının zararını bilmeyen bir çok kişi olduğunu söyleyen Öncel, çoğu zaman da, bu yazılımların ücretsiz olmasının önemli bir etken olduğunu ifade etti.

İnternet kullanıcılarının mutlaka bir virüs yazılımı satın almaları gerektiği uyarısında bulunan Öncel, “Mesela kamuya açık program sitelerindeki ücretsiz bir ürünün kontrolünü ancak bu şekilde yapabilirsiniz. Tabi buradan tüm ücretsiz programlarda casus yazılımı var mantığına göre de hareket edemeyiz. Bunun önüne yasal bir virüs programı kullanılarak geçilebilir. Kişi kendisini ilgilendiren önemli bir yazılımda mutlaka lisans sözleşmelerini okuması gerek. Hangi koşullarda verildiği, ücreti olup olmadığı gibi maddeler görülerek gerçekten ücretsiz olup olmadığı, hangi firmaya ait olduğu, ilgili firmanın sitesinde ücretsiz olup olmadığı teyit edilebilir. Zaten bir çok yazılım firması deneme sürümünü sunuyor. Bunlar test edilebilir” tavsiyelerini dile getirdi.

Burada en çok karşılaşılanın Microsoft’un korsan programları olduğunu söyleyen Öncel, Microsoft ürünlerinin pahalı olduğu şeklindeki eleştirilere de değindi.

Öncel, “Aslında herkese hitap edecek özelliklerde ufak kapsamlı programlarımız da var. Mesela ‘Bulut’ programında kullandığınız kadar ödeme yapma imkanınız var. Gelişmiş ülkeler bu konuda çok iyi durumda. Biz de bu konuların takipçisiyiz, yasal takibe de gidiyoruz. Bu anlamda yaptığımız gizli müşteri çalışmaları var” bilgisini verdi.

Çeşitli profillerde çalışanlarının değişik firmalardan teklifler aldığını anlatan Öncel, şunları kaydetti:

“Orada orijinal programlarımızın korsanları tavsiye edildiğinde, öncelikle telefonla uyarı, ikincisinde gizli müşteri sonucunda mektup, hala devam ediyorsa savcılık aşamasını devreye sokuyoruz. Orijinal yazılım satan müşterimiz aleyhine haksız rekabet doğuyor. Ekonomimiz küçülüyor. Teknoloji firmaları küçülüyor. Türkiye’de 10 bini aşkın firma Microsoft ürünlerini satar konumda.

Bu firmaların palazlanması, büyümesi Ar-Ge’ye yatırım yapması lazım. Ar-Ge’ye para yatırmanız i Çin para kazanmanız gerekiyor. Microsoft senede 11 milyar dolar Ar-Ge’ye para harcıyor. Türkiye’den bir firma çıkacaksa Ar-Ge yapması gerek. Nasıl olacak bu- Yazılım korsan olarak dönüyorsa, para kazanamıyorsa bir ekonomi oluşmaz. Para kazanmadan yatırım olmaz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, firmalar, hükümet olarak bu konunun çok ciddi bir sorun olduğunun bilincine varmamız gerekiyor. En büyük kayıp da devletin vergi alamaması. Gelişmiş ülkelerde bu konuda gelinen seviyelere gelmemiz gerekiyor.”

Yayıncı: Zekeriya Gülün – İstanbul

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.