Tüketici Hakları Günü

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, ”Tüketicinin korunması ile ilgili kurallar sadece tüketiciyi değil, belli standartta ve kalitede mal ve hizmet üretimini sağladığı için aynı zamanda üreticileri ve dolayısıyla ülke ekonomisini de”…

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, “Tüketicinin korunması ile ilgili kurallar sadece tüketiciyi değil, belli standartta ve kalitede mal ve hizmet üretimini sağladığı için aynı zamanda üreticileri ve dolayısıyla ülke ekonomisini de korumaktadır” dedi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, 15 Mart Tüketici Hakları Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda Bakanlık olarak yaptıkları çalışmaları anlattı. Küreselleşmeyle birlikte ülkeler arasındaki sınırların kalkması, dünya markalarının çoğalmasıyla daha çok ürün ve hizmetin tüketiciye ulaştığını ifade eden Yazıcı, bunun da tüketicinin korunmasının önemini artırdığını ve modern dünyanın en güncel konularından biri haline getirdiğini belirtti. Tüketici hukukunun, ekonomik olarak güçlü üreticiler karşısında zayıf ve örgütsüz tüketicinin korunması ihtiyacından doğduğuna işaret eden Yazıcı şunları kaydetti: “Bu kavram, günümüzde daha geniş yorumlanarak, tüketicilerin korunması kadar üreticilerin korunması esasını da içermektedir. Gerçekten; tüketicinin korunması ile ilgili kurallar, sadece tüketiciyi değil, belli standartta ve kalitede mal ve hizmet üretimini hedeflediği için aynı zamanda üreticileri ve dolayısıyla ülke ekonomisini korumaktadır. Tüketicinin korunması kavramı dünyada son 50 yıldır önem kazanmıştır. Oysa, bu konuda bizim tarihe dayanan köklü geleneklerimiz bulunmaktadır. Dünyada tüketici haklarını koruyan ilk kanun, Osmanlı Devleti zamanında çıkarılmıştır. II. Bayezid devrinde, 16. Yüzyılın başında çıkarılan Bursa, İstanbul ve Edirne İhtisab Kanunnameleri, dünyanın en mükemmel ve en geniş belediye kanunudur. Bu kanun aynı zamanda dünyada tüketici haklarını koruyan ilk kanun, ilk gıda maddeleri nizamnamesi, ilk standartlar kanunu ve ilk çevre nizamnamesidir. Kanun, özellikle temel tüketim maddelerine getirdiği standartlarla dikkat çekmekte; gıda ürünlerinin denetimi ve sağlığa uygunluğu hususunda koyduğu kurallarla öne çıkmaktadır. Kanunda yer alan maddelerinden bir kaçından söz etmekte yarar görüyorum. Şöyle ki; “mahkeme kararıyla yiyecek, içecek, giyecek ve hubübat ki; çarşıda ve pazarda vardır, bunlar gözetilip, her meslek sahibi teftiş oluna. Eğer terazide ve kilede veya arşında eksik bulunursa, belediye reisi haklarından gele. Ekmekçiler, standart olarak alınan ekmeği narh üzere temizce işleyeler, eksik ve çiğ olmaya. Ekmek eksik olursa para cezası alalar. ve her ekmekçinin elinde en az bir aylık un buluna. Ta ki, aniden pazara un gelmeyip Müslümanlara darlık göstermeyeler. Eğer muhalefet edecek olurlarsa, cezalandırıla.” Kısaca bu kanun tüketicileri aldatanlara göz açtırmamaktadır. Yine Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kasabalara ve köylere kadar yayılan ahi birlikleri; köklü, sağlam, düzenli bir toplum yapısının kurulması ve bunun devamı yönünde faaliyet göstermişlerdir. Ahi birlikleri; kaliteli üretim yaparak kazanmayı ilke edinmiş, vurgunculuk ve haksız rekabet yerine karşılıklı yardım ve sosyal dayanışmayı esas almışlardır. Ahilik ilkesinde ayıplı mal satan veya müşteriyi aldatan esnaf “yolsuz” ilan edilir, ona çeşitli yaptırımlar uygulanırdı. Bu esnaf öncelikle ahi ocağı veya lonca içinde cezalandırılırdı. Diğer taraftan yanıltıcı ve aldatıcı reklam yapmak mümkün değildi.”

Öte yandan tüketici hakları ve bunların devletçe korunmasının gereği açısından 1962 yılının hem ABD hem de tüm dünya için önemli olduğunu ifade eden Yazıcı, bu dönemde ABD Başkanı Kennedy’nin yaptığı bir konuşmanın, tüketicinin korunması konusunda bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Kennedy’nin, 15 Mart 1962 tarihinde yaptığı konuşmasında, tüketicilerin en önemli ekonomik grup olduğunu ancak yeterli şekilde örgütlenmediklerini ve bu yüzden bilgisiz kaldıklarını belirttiğini ifade eden Yazıcı, tüm dünyada büyük yankılar uyandıran bu tarihi mesajda tüketici haklarının dört ana grup altında toplandığını, bunların güvenlik, bilgi edinme, seçme ve sesini duyurma yani temsil edilme hakları olduğunu bildirdi.

Kennedy’nin 15 Mart günü yapmış olduğu ve tüketicinin korunması konusunda dönüm noktası olan bu tarihin, 1983 yılından bu yana Uluslararası Tüketici Birlikleri Örgütünün önderliğinde her yıl “Dünya Tüketici Hakları Günü” olarak kutlandığını belirten Yazıcı, “Dünya Tüketiciler Günü ülkemizde de ilk kez 1985 yılında kutlanmış olup, bu tarihten sonra da düzenli olarak kutlanmaktadır. Tüketici Haftası kapsamında kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla bazı çalışmalarımız olacaktır.” dedi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, Tüketici Haftası etkinlikleri hakkında bilgi vererek şunları kaydetti: “Geleneksel Tüketici Ödülleri Töreni, 9 Mart 1013 tarihinde “Tüketici Haftası” Temalı Milli Piyango Biletleri Bastırılması, 15-16-17 Mart tarihindeki “Süper Lig” Maçlarına Futbolcuların “Tüketici Haftası” Temalı Pankartlar ile çıkması, Afiş ve Broşür bastırılması, AVM’lerde stand açılarak broşür ve kitapçık

dağıtılması.

1) “Tüketici Haftası” Temalı Milli Piyango Biletleri Bastırılması: 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü

kapsamında Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü ile görüşülerek “Tüketici Haftası” içerisinde; “Tüketici Hakları” temalı bir Milli piyango çekilişi yapılması kararlaştırılmış ve 9 Mart 2013 tarihli çekiliş biletleri bu temayla satışa sunulmuştur. Bastırılan biletlerin üzerinde Bakanlığımızın logosu ve ismi, “Bilinçli tüketici, sağlıklı ekonominin temelidir.” sloganı ve

“15 Mart Dünya Tüketiciler Gününüz Kutlu Olsun” şeklindeki ifadeler yer almıştır. Bu çalışma ile hem tüketicinin korunmasının Bakanlığımız görev alanında olduğu vurgulanmış hem de tüketici konusunda bir farkındalık oluşturulması amaçlanmıştır. Bilet satın alan her tüketiciye mesajlarımız doğrudan ulaştırılmış olacaktır.

2) “Süper Lig” Maçlarına Futbolcuların “Tüketici Haftası” Temalı Pankartlar ile çıkması: Yine 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü Etkinlikleri kapsamında Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı ile görüşülerek

“Tüketici Haftası” içerisinde yer alan 15, 16 ve 17 Mart tarihlerinde oynanacak olan “Süper Lig” maçlarında, sporcuların sahaya ellerinde taşıyacakları “Dünya Tüketiciler Gününüz Kutlu Olsun. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı” yazılı bir pankart ile çıkmaları kararlaştırılmıştır. Bu sayede gerek stadyumlarda gerekse televizyonları başında maç izleyen binlerce tüketiciye mesaj ulaştırılmış olacaktır.”

TÜKETİCİ HAKLARININ KORUNMASIYLA ÜRETİCİLERİMİZ DE KORUNMAKTADIR

Dünyadaki hızlı gelişmeyle birlikte toplumların bilgi toplumuna doğru ilerlemesi, ülkeler arasındaki sınırların kalkması ve dünya markalarının çoğalmasıyla daha çok ürün ve hizmetlerin tüketicilere ulaşmasının tüketicinin korunması kavramının önemini artırdığını ve bu konunun modern dünyanın en güncel ve dinamik konularından biri olduğunu belirten Yazıcı, tüketicilerin korunması konusunun toplumun her kesimini ilgilendiren ve etkileyen, hiçbir kesimin kayıtsız kalamadığı bir husus olduğunu ifade etti. Tüketicinin korunmasına yönelik kurallar ve uygulanmasındaki etkinliğin, aynı zamanda bir toplumun çağdaşlık seviyesini gösteren unsurlardan bir tanesi olduğunu belirten Yazıcı mesajında şu ifadelere yer verdi: “Tüketicinin korunması ile ilgili kurallar sadece tüketiciyi değil, belli standartta ve kalitede mal ve hizmet üretimini sağladığı için aynı zamanda üreticileri ve dolayısıyla ülke ekonomisini de korumaktadır. Mal ve hizmetlerin belli standartlarda ve kalitede üretilmeleri onların uluslararası piyasalarda rekabet edebilmelerini sağlayacak dolayısıyla ülkemizin ihracatını artıracaktır. Günümüzde satıcıların tüketicileri her zaman sömürmeye çalıştığı anlayışı terkedilmiş, bunun yerine bize ait olan “müşteri velinimetimizdir” özdeyişinden hareketle tüketici odaklı hizmet anlayışı, modern pazarlama anlayışının esasını oluşturmuştur. BM teşkilatınca kabul edilen evrensel temel tüketici hakları da göz önüne alınarak hazırlanan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 1995 yılında yürürlüğe girmesiyle,

tüketicilerimize dünya standartlarında koruma sağlanarak gerekli yasal zemin hazırlanmış, hatta tüketicilerin bazı konularda AB Ülkelerinden daha ileri seviyede korunmaları sağlanmıştır. Ancak tüketicinin etkin korunmasının sağlanması için sadece yasal zeminin hazırlanması yeterli olmayıp, tüketicilerimizin hakları konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Hiç şüphesiz ki tüketicilerin korunmasının en iyi yolu onları sahip oldukları yasal haklar konusunda bilinçlendirmek, haklarını aramaları konusunda teşvik etmek ve yönlendirmektir. Zira hak arandıkça haksızlıkların azalacağı unutulmamalıdır.”

TÜKETİCİNİN TARAF OLDUĞU SÖZLEŞMELERİ DENETLİYORUZ

Tüketicinin korunmasına yönelik yürüttükleri bir diğer faaliyetin, sorunları kaynağından çözmek amacıyla yaptıkları denetim faaliyetleri olduğunu ifade eden Yazıcı, bu denetimlerin ağırlıklı olarak kapıdan satışlar, kampanyalı satışlar, mesafeli sözleşmeler, abonelik sözleşmeleri, devre tatil, paket tur, garanti belgesi, satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi, fiyat etiketi,

Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzu konularında yapıldığını bildirdi. Yazıcı şunları belirtti: “Son yıllarda tüm sektörlere yönelik denetimlerimiz yoğunlaşmış olup, özellikle piyasa gözetimi ve denetimi konusuna özel bir önem vermekteyiz. Bakanlığımıza, 8 Haziran 2011 tarihinde yayımlanan 640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile teknik mevzuatı bulunmayan ve doğrudan tüketiciye sunulan ürünlerin piyasa gözetimi ve denetimi yetkisi verilmiştir. Böylece; 4077 sayılı Kanun ve 640 sayılı KHK ile Bakanlığımız hem tüketicilerin ekonomik çıkarlarını, hem de sağlık ve güvenliklerini koruma görevini üstlenmiş bulunmaktadır. Piyasa Gözetimi ve Denetimi kapsamında 2011 yılında bin 219 firma ve 44 bin 423 ürün denetlenmiştir. Bu denetimler sonucu 554 bin 715 Lira idari para cezası uygulanmıştır. 2012 yılında ise; 515 firma ve 27 bin 220 ürün denetlenmiştir. Bu denetimlerde 44 firmanın, 3 bin 17 ürününde aykırılık tespit edilerek, 175 bin 419 TL idari para cezası uygulanmıştır. İlk kez 1995 yılında yürürlüğe giren 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da 2003 yılında kapsamlı bir değişikliğe gidilmiştir. Yapılan bu kapsamlı değişiklikten sonra 9 yıllık uygulama sürecinde tespit edilen sorunların giderilmesi amacıyla 4077 sayılı Kanunun gözden geçirilmesi ve yeniden kaleme alınması ihtiyacı kendisini göstermiştir. Gerek AB direktiflerine tam uyumun sağlanması gerekse uygulamada yaşanan sorunların giderilmesi amacıyla 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un yürürlükten kaldırılarak yeni bir kanun çıkarılması öngörülmüştür.

2013 yılı sonuna kadar çıkarılması öngörülen yeni kanun taslağı çalışmalarında son aşamaya gelinmiş olup, Mart Ayı içerisinde Başbakanlığa sevk edilmesi planlanmaktadır. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Taslağı kanunlaştıktan ve uygulama yönetmelikleri çıkarıldıktan sonra Türk tüketicisi çağdaş ülkelerde yaşayan tüketicilerle aynı haklara hatta bazı alanlarda daha üst düzey korumaya sahip olacaklardır.”

TÜKETİCİ ŞİKAYETLERİNİ ULUSAL VE ULUSLARARASI ALANDA ÇÖZÜYORUZ

Tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasındaki uyuşmazlıkların mahkemeye yansımadan çözüme bağlanması amacıyla her il ve ilçede en az bir tane olmak üzere toplam 975 adet tüketici sorunları hakem heyeti kurulduğunu hatırlatan Yazıcı, 2013 yılı itibariyle; değeri 1 milyon 191 bin 52 TL’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetine, değeri 1 milyon 191 bin 52 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici sorunları hakem heyetine başvurulabileceği gibi doğrudan tüketici mahkemesine de başvurulabildiğini anlattı. Yazıcı’nın mesajında şu ifadeler yer aldı: “Tüketici haklarının korunması konusunda lokomotif görevi üstlenmiş olan hakem heyetlerimize yapılan başvurular her geçen gün artmaktadır. 2009 yılı içerisinde hakem heyetlerimize yapılan başvuru sayısı 143 bin 810 iken, bu sayı 2010 yılında 179 bin 266’ya, 2011 yılında 165 bine ulaşmış olup, 2012 yılında ise 440 bin 924’e ulaşmıştır.

Rakamlardan da anlaşılacağı gibi 2012 yıında başvuru patlaması yaşanmıştır. Tüketici sorunları hakem heyetlerine yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 86’sı tüketici lehine sonuçlanmaktadır. Tüketici şikayetleri ile ilgili olarak yalnızca Türkiye sınırları içerisinde değil sınır ötesi uyuşmazlıkların çözümü için de gayret göstermekteyiz. Sınır ötesi uyuşmazlıkların çözümü ve uluslar arası bilgi paylaşımının sağlanması amacıyla kurulmuş olan Uluslararası Tüketici Koruma ve Uygulama Ağı’na (ICPEN) 2010 yılı Kasım Ayında tam üyeliğimiz gerçekleştirilmiştir.”

BELGELENDİRME FAALİYETLERİ İLE FİRMALARI KAYIT ALTINA ALIYORUZ

Belgelendirme faaliyetleri neticesinde firmaların kayıt altında tutulduğunu ve bu firmaların mevzuata aykırı hareket etmeleri durumunda ilgililer hakkında Bakanlık tarafından gerekli idari ve cezai yaptırımların uygulandığını belirten Yazıcı, belgelendirme faaliyetlerinin tüketicilerin haklarının korunması ve bilgilendirilmesini sağlamada önemli bir araç olduğunu bildirdi. Yazıcı şöyle dedi: “Tüketicilerin mağdur olmasını engellemek amacıyla 4077 sayılı Kanun ile bazı konularda belgelendirme mecburiyeti getirilmiştir. Buna göre; Bakanlığımız tarafından kapıdan satış yapan firmalara Kapıdan Satış Yetki Belgesi, kampanyalı satış yapan firmalara Kampanyalı Satış İzin Belgesi, imalatçı ve ithalatçılara imal ettikleri veya ithal ettikleri ürünler için Garanti Belgesi ve Satış Sonrası Hizmetleri Yeterlilik Belgesi verilmektedir. 2012 yılında Genel Müdürlüğümüzce 40 bin 152 garanti belgesi, 9 bin 389 satış sonrası hizmetleri yeterlilik belgesi,

İl Müdürlükleri ve Genel Müdürlükçe 37 adet Kampanyalı Satış izin Belgesi ve İl Müdürlükleri tarafından 225 adet Kapıdan Satış Yetki Belgesi onaylanmıştır. Reklamlarda çoğu zaman, reklamı yapılan mal ya da hizmetin olumlu, çarpıcı yanları ön plana çıkarılırken, olumsuz yanlar, istisnalar veya tüketicilere yüklenen ilave şartlar ya hiç verilmemekte ya da geri plana itilerek tüketici dikkatinden gizlenmeye çalışılmaktadır. Ekonomik taraflardan daha zayıf halkayı oluşturan tüketicilerin aldatılıp yanıltılmasının, bilgi ve tecrübe eksikliğinin istismar edilmesinin önlenmesi ve böylece tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması açısından ticari reklamların denetimi bir gereklilik haline gelmiştir. Televizyon, gazete, dergi, internet sitesi, afiş, açık hava vb. tüm yazılı ve görsel mecralarda yayınlanan reklamlar Bakanlığımız bünyesinde kurulmuş olun Reklam Kurulunca denetlenmekte ve reklam mevzuatına aykırı bulunan reklamlara yaptırım uygulanmak suretiyle tüketicilerin aldatılmasının önüne geçilmektedir. 2012 yılında Reklam Kurulu tarafından 2137 adet dosya karara bağlanmıştır. Kurulca incelemeye değer bulunup gündemde görüşülerek karara bağlanan 1035 adet dosyanın 994 adedi reklam mevzuatına aykırı bulunmuş,

41 adedi ise reklam mevzuatına aykırı bulunmamıştır. Reklam Kurulu tarafından 2012 yılında verilen idari para cezasının tutarı 15 milyon 245 bin 067 TL olarak gerçekleşmiştir. Kurul, özellikle kanserden saç dökülmesine, baş çağrısından cinsel performansa kadar çeşitli sağlık problemlerine iyi geldiği ifade edilen ancak hiç bir bilimsel veriye dayanmayan ve gerçekle bağdaşmayan ifadelerin yer aldığı ve bu ürünleri kullanan tüketicilerde derin bir hayal kırıklığı oluşturan, hatta bazen ciddi sağlık durumlar meydana getiren gıda takviyeleri başta olmak üzere, yanıltıcı bal reklamları, enerji tasarrufu yaptigini iddia ettigi halde tüketicilerin faturalarında herhangi bir azalmaya yol açmayan enerji tasarrufu cihazı reklamları, radyo, televizyon ve gazetelerde yer alan örtülü reklamlar, turizm tesislerinin yanıltıcı yıldız tanıtımları gibi tüketicileri aldatan reklamlara göz yummamıştır.”

2013 YILINDA KAMUYOUYLA PAYLAŞILACAK PROJELER

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı’nın mesajında 2013 yılında kamuoyuyla paylaşılacak projeler ise şöyle sıralandı:

“Mobil Tüketici (m-tüketici) Projesi

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki yeniliklere paralel olarak tüketicilerimizin şikayetlerini daha kolay bir biçimde yapabilmeleri ve ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı bir şekilde ulaşabilmeleri amacıyla özellikle mobil iletişim teknolojilerinin kullanılması gerekliliği doğmuştur.

Bu amaçla tasarlanan Genel Müdürlüğümüz projelerinden “Mobil Tüketici (m-tüketici)” isimli proje ile Genel Müdürlüğümüze yapılacak olan tüketici şikayetlerinin, iphone ve android işletim sistemli cihazlar üzerinden yapılması, tüketicinin başvuru bırakabileceği ve yardım alanına ulaşabileceği yazılım sisteminin oluşturulması amaçlanmıştır. Söz konusu proje Nisan ayında tüketicilerimizin kullanımına açılacaktır.

Bu proje ile cep telefonları üzerinden: şikayette bulunma, yapılan şikayetlerin sonuçlarına ulaşma, zaman ve mekandan bağımsız bilgiye erişim vb. hususların sağlanması amaçlanmaktadır.

Tüketiciler; ‘Reklam’, ‘Tüketici’, ‘Ürün Güvenliği’ olmak üzere üç ana başlık altında şikayetle ilgili fotoğraf da ekleyerek şikayet yapabilmektedir. Üç bölümde de şikayette bulunan tüketicinin T.C. kimlik numarası ile kişisel bilgileri (ad-soyad, iletişim bilgileri, eğitim seviyesi) alınmakta ve şikayet konusu durum, reklam ya da ürünlere ait bilgi, fotoğraf ve belgeleri eklemesi istenmektedir.

Tüketici Profili Araştırması

Her geçen gün büyüyen Türkiye ekonomisi ve dünyadaki gelişmeler tüketicilerimizin bilgi, görüş ve davranışlarında da önemli değişimler meydana getirmiştir. Dolayısı ile tüketici bilincini arttırmaya dönük faaliyetlere başlamadan önce “Türk Tüketicisinin Profili” nin ortaya konulması büyük önem arz etmektedir.

Bu doğrultuda 2012 “Türkiye Tüketici Profili ve Bilinç Seviyesi Araştırması” ile ilgili proje çalışmaları tamamlanma safhasına gelmiş olup sonuçları Nisan ayında Kamuoyuyla paylaşılacaktır.

“Türkiye Tüketici Profili ve Bilinç Seviyesi Araştırması” ile amaçlanan; alışveriş davranışlarına göre Türk tüketicisinin profilini ortaya koyarak toplumun tüketici hakları konusunda bilinç seviyesini ölçümlemek ve 2008 yılından bu yana gerçekleşen değişimi saptayabilmek ve tüketicilere dönük hazırlanacak eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının etkili şekilde oluşturulmasına yönelik bulgulara ulaşmaktır”. – Ankara

İhlas Haber Ajansı  [4424741] Haber Tarihi: 14 Mart 2013 Perşembe Saat 13:24

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.